<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<title>Ulusaldan Küresele: Popülizm, Demokrasi, Güvenlik Konferansı Kitabı</title>
<link href="http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/5175" rel="alternate"/>
<subtitle>Ulusaldan Küresele: Popülizm, Demokrasi, Güvenlik Konferansı Kitabına ait bildirileri içerir.</subtitle>
<id>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/5175</id>
<updated>2026-04-14T12:52:48Z</updated>
<dc:date>2026-04-14T12:52:48Z</dc:date>
<entry>
<title>Popülizm ve dış politika: Güney Asya popülistlerinin “önemli ötekisi” Çin</title>
<link href="http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/3094" rel="alternate"/>
<author>
<name>Sütçüoğlu, Bilgen</name>
</author>
<id>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/3094</id>
<updated>2024-05-08T06:49:08Z</updated>
<published>2020-12-10T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Popülizm ve dış politika: Güney Asya popülistlerinin “önemli ötekisi” Çin
Sütçüoğlu, Bilgen
Popülizm çalışmalarında terimin ontoloji konusundaki fikir ayrılığı da vaka çalışmaları kadar yer tutmaktadır. Bu çalışma fark ve anlaşmazlıklara rağmen ‘saf halk’ ve ‘seçkin’ ikiliği ve çatışmasının popülizmi betimleyen özellik olduğunu eleştirel bir tarama ile savunmaktadır. Analitik bir araç olarak popülizmin izini sürerken bu ikiliğin varlığının asgari ölçüt olabileceği ve dış politika yapımına etkisinin hangi sorular çerçevesinde çalışılabileceği tartışılmıştır. Kimlik çalışmalarının temel referans noktası ‘biz’ ve ‘onlar’ kavramlarının yeni biçimi olarak popülizm, kendi halkını inşa eder. Bu anlamda ilk adım olarak liderin popülist olduğu tesis edilmeli, devamla dış politikasının farklılık ve değişim sergileyip sergilemediği incelenebilir. Güney Asya’da hali hazırda yönetimde olan popülist liderlerin dış politikalarında, yine kimlik çalışmalarını bakışıyla Çin ‘önemli öteki’ olarak merkezi bir yerdedir. Çelişkili gibi görülebilecek ilişkiler kapanmanın imkansızlığı ile açıklanabilir.
</summary>
<dc:date>2020-12-10T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Avrupa Birliği’nde demokrasi açığı tartışmaları</title>
<link href="http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/3093" rel="alternate"/>
<author>
<name>Özer, Ferda</name>
</author>
<id>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/3093</id>
<updated>2024-05-08T06:49:07Z</updated>
<published>2020-12-10T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Avrupa Birliği’nde demokrasi açığı tartışmaları
Özer, Ferda
Avrupa Birliği, kuruluşundan itibaren 1990’lı yıllara kadar ekonomik konulara ağırlık vermiş, siyasi konular ve özellikle demokrasi faktörü göz ardı edilmiştir. Birliğin işleyişinde vatandaşların sürece dahil olamaması ve ilgisizliği, ulusal parlamentoların sistemde yer bulamaması ve Birliğin kendi kurumlarının arasında yeteri kadar şeffaflığın bulunmaması demokrasi açığı kavramının doğmasına sebep olmuştur. Demokrasinin en temel şartı olan vatandaşların sürece dahil olması için Maastricht Antlaşması’ndan sonraki dönemde Birlik kurumlarının işleyişinin vatandaşlardan bağımsız yürütülmesi olarak ifade edilen demokrasi açığını kapatmak adına birçok adım atılmaya çalışılmıştır. Maastricht Antlaşması ile vurgulanan Avrupa vatandaşlığı kavramı da bu adımlardan biridir. Birliğin demokratikliğini sorgulamak adına yapılan tartışmalar, Birliğin bu konuya daha çok önem vermesine yol açmıştır. Bu doğrultuda günümüze kadar Avrupa Birliği demokrasi açığını kapatmak adına AB vatandaşlığı ve Avrupa halkının oluşturulması, 1 milyon sivil insiyatif uygulamasının yürürlüğe konması, Avrupa Parlamentosu’nun yetkilerinin arttırılması, kurumlar arasında şeffaflık ilkesinin sağlanması, karar alma mekanizmalarının demokratikleştirilmesi ve ulusal parlamentoların sürece dahil edilmesi gibi faaliyetlerde bulunmuştur. Bu çalışma da Avrupa Birliği’nde demokrasi açığı konusunu açıklamaya çalışıp, Birliğin bu açığı kapatmak adına attığı adımları değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
</summary>
<dc:date>2020-12-10T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>“Zamanın Ruhu” olarak neo-popülizm</title>
<link href="http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/3092" rel="alternate"/>
<author>
<name>Karaömerlioğlu, Mehmet Asım</name>
</author>
<id>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/3092</id>
<updated>2024-05-08T06:49:07Z</updated>
<published>2020-12-10T00:00:00Z</published>
<summary type="text">“Zamanın Ruhu” olarak neo-popülizm
Karaömerlioğlu, Mehmet Asım
Bu makale, neredeyse zamanımızın “siyasi ruhu” haline gelen popülist hareketlerin küresel nedenlerine ışık tutuyor. Farklı coğrafyalarda ve farklı tarihsel bağlamlarda birbirinde yalıtılmış olan eski popülist hareketlerin aksine, çağdaş popülizm, ki “neopopülizm” olarak etiketlemek daha yerindedir, ortak özellikleri olan, eşzamanlı küresel bir harekettir. Bu çalışmada bu ortak özellikler yedi noktada sınıflandırılmıştır: 1) siyaseti elit halk ikilemi ekseninde sunma 2) “çoğunlukçu” anlayış,” 3) dar bir demokrasinin tanımı, 4) “düzen karşıtı” söylem, 5) siyasi ve sosyal hayatı “sıfır toplamlı bir oyun” olarak algılama 6) küreselleşme karşıtı, yerelci ve milliyetçi bir söylem 6) “post-hakikat” siyaseti. Bu makale daha sonra bu yedi ortak noktayı açıklayabilecek küresel sosyal ve politik fay hatlarının bir araştırması olarak ilerliyor. Bu anlamda altı fay hattından söz edilebilir: 1) yaşamın her alanında “orta” nın düşüşü, 2) zamanımıza özgü spesifik politik kutuplaşma, 3) “liberal dünya düzeninin” krizi, 4) kitlesel göçlerin artan seviyesi, 5) küreselleşmenin yükselişi ve son olarak 6) dünya hegemonik gücünün eksikliği. Bu makale, popülizm konusundaki tartışmaları dar ulusal/bölgesel sınırlardan ve tarihi genellemelerden kurtarırken, günümüz küresel popülizminin eşzamanlı yükselişini bağlamsallaştırmaktadır.
</summary>
<dc:date>2020-12-10T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Yeni popülizm dalgası etkisinde Asya’da uluslararası güvenliğin inşası: Filipinler, Hindistan ve Endonezya’nın dış siyasetini birlikte okumak</title>
<link href="http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/3091" rel="alternate"/>
<author>
<name>Gürcan, Efe Can</name>
</author>
<author>
<name>Göcen, Ceren Ece</name>
</author>
<author>
<name>Özyiğit, Suat Eren</name>
</author>
<id>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/3091</id>
<updated>2024-05-08T06:49:09Z</updated>
<published>2020-12-10T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Yeni popülizm dalgası etkisinde Asya’da uluslararası güvenliğin inşası: Filipinler, Hindistan ve Endonezya’nın dış siyasetini birlikte okumak
Gürcan, Efe Can; Göcen, Ceren Ece; Özyiğit, Suat Eren
Küreselleşmenin krizi altında bütün dünyayı etkisi altına alan “yeni popülizm” olgusu, günümüzde en keskin ifadelerinden birini Asya kıtasında bulur. Asya’da ise Filipinler’in Duterte’si, Hindistan’ın Modi’si ve Endonezya’nın Widodo’su, yeni popülizm dalgasının belki de en fazla öne çıkan önderleri arasında gösterilir. Asya’nın yeni popülizminin küresel etkileri, liberal demokrasinin gerilemesinin yanı sıra –tıpkı Güney Çin Denizi örneğinde olduğu gibi– artan çatışma riski ve bölgesel istikrarsızlıkta kendisini hissettirmektedir. Bu genel gözlemlerden yola çıkan mevcut çalışma şu sorular etrafında şekillenmektedir: Yeni popülizmin uluslararası güvenliğe etkileri ne şekilde ortaya çıkmaktadır? Asya özelinde, yeni popülizm dalgasının bölgede dış siyaset söylemi ve güvenlik algısının inşasındaki rolü nedir? Bu çalışma, inceleme altındaki ülkelerin kendilerine özgü özelliklerinin yanı sıra dış siyasetlerindeki benzeşen yönleri ve karşılıklı etkileşimleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Böylece çalışma, halk-elit ayrımına, kişisel ve doğrudan bir liderlik tarzına ve halk iradesine vurgu yapan hâkim popülizm tanımının içeriğini uluslararası güvenlik ve Asya kıtasının özgüllüğü bağlamlarında genişleterek literatüre kavramsal ve ampirik katkılar sağlayacaktır. Asya örneğinde, popülizmde belirleyici olan kişisel liderliğin etkileri dış siyasete doğru genişlemiştir. İktidara sahip popülist liderlerin pragmatist yönelimlerinin dış siyaseti şekillendirmiş olduğu anlaşılmaktadır. Çin ile ilişkiler ve popülist desteği artırmaya yönelik altyapı kalkınmasına verilen öncelik belirleyici bir etken teşkil etmektedir. Aşırı sağ milliyetçilikten ya da daha çoğulcu sayılabilecek bir milliyetçilikten beslenmesi fark etmeksizin Asya’daki vakalar, popülizmin kaçınılmaz olarak Trumpvari bir izolasyonizme yol açacağı savını yanlışlamaktadır.
</summary>
<dc:date>2020-12-10T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
